3 Nisan 2011 Pazar

Yazamıyorum Çünkü;

  3 yorum
Evet, bunca zamanlık ayrılıktan sonra şimdi mazeret beyan etmeye geldi sıra.

Bazen bir insandan,  işten veya hobiden sıkılırım ben. Bir müddet arayı açmam gerekir. Sonra kendime geldiğimde eğer benim bu halimi anlayacak, benden bir dolu mazeret beklemeyecekse daha mutlu bir biçimde dönerim ve daha sıkı sarılırım bu ilişkiye.

Aynı durumu blog içinde yaşadım. Biraz ara vermek, uzak durmak ihtiyacı hissettim. Bunda bir sebepte blogumu iç dökme, derdimi paylaşma ve hayata dair küskünlüklerimi anlatma mekanı olarak kullanmamdı. Oysa , hayatımda herşeyimi konuşabileceğim bir sevgilim olduğu için blog işlevsiz kaldı. Başıma ne geldiyse ona anlatıyor , rahatlıyordum. (geçmiş zaman eki kullanmam yanlış anlaşılmalara sebep olmasın, hala hayatımda ve hala çok mutluyuz :) )

Bir müddet ayrı kaldık, tam tekrar yazayım derken malumunuz blog yasağı çıktı ve benim yazma iştahım tekrar yerlerde sürünmeye başladı. Velhasıl zamanla içimde bir mahcubiyet oluştu, blogu sadece takip ettiğim insanların yazdıklarını okumak için kullanır oldum. Yazmadığım için kendime kızıyor ama yinede yeni kayıt butonuna elimi götüremiyordum.

Ta ki bugün, sakin, sessiz, keyifli pazar gününü yaşayana kadar. Bugünün bir önceki pazardan veya diğer pazarlardan bir farkı yok aslında ama bugün içimden yazmak geldi. Fareyle ilişkimi düzeltip o mavi mavi parlayan "yeni kayıt" tuşuna tıklayabildim.

Sevgili okuyucu, genel olarak hepinizi takip ettiğimden, yaşamlarınızda benim yazmadığım süreç içerisinde ne haltlar karıştırdığınızı bildiğimden emin olun :)

Birde ilginç birşeyden bahsetmek istiyorum; blog yazmama vesile olan biseksuelin yakışıklı ile ilişkisini alın cinsiyetleri değiştirin alın size bizimki.. Herşey bu kadar mı benzer gider, nasıl bir tesadüftür bu bilemiyorum. Ama biseksüelin yazdıklarını okudukça kendimi okuyormuş gibi hissediyorum.

Şimdilik bu kadar. Biraz daha yazarsam sevgilim yeteeer diyecek..
Sevgiyle kalın.