20 Şubat 2017 Pazartesi

Bu dünyaya ait değilim!

  3 yorum
19:08

Nasıl bir hayat yaşıyoruz çoğu zaman sorgulama imkanımız olmuyor. Günler hızla gelip geçerken bizler sadece o anın yoğunlukları ile meşgul olmayı tercih ediyoruz. Oysa denizin içindeki balık gibiyiz. Ne denizden haberimiz var ne de denizin dışındakilerden. Bu nedenle biraz durup düşünmek insanın en büyük ihtiyaçlarından biri gibi geliyor bana.
Neyi düşünmek?
Yaşantımızı, sevdiklerimizi, sevenlerimizi, neler yaptığımızı ama aslında neler yapabileceğimizi..
Liste uzar gider. Benim düşünme ihtiyaçlarımda öncelik bu konularmış belki ama sizinkiler çok daha farklı olabilir. Örneğin sizin gelecek planlarınız vardır. Benim hiç olmadı. Hayatımı kısa süreli beklentileri gerçeğe dönüştürebilmek üzerine yaşadım. Başarısız bir hayattı yani benimkisi. O an keyifliysem ne ala. Üzgünsem, mutsuzsam o an ki sıkıntımı nasıl çözebileceğime baktım sadece. Genel geçer işlemler ile hayatımı sürdürdüm.
Şimdi bir gelecek planın var mı deseler, ne yazık ki demeye devam edeceğim. Oysa hayatımda beni herkesten daha fazla seven ve benim de herkesten daha fazla sevdiğim bir insan var. 5 yıldır bir aradayız. 5 yıldız birbirimizi üzdüğümüz anlar binde birden azdır. Birbirimiz için hissettiklerimiz ise bir o kadar çok. İşte o insanla bir geleceğe sahip olmaktan başka bir planım yok. Hayatımda o olsun, yeter. Ama işte hangi hayatımda?
Bu ülkede çürüdüğüm, bir işe yaramadığım, birşey beceremediğim hayatımda mı yoksa gerçekten mutlu olabileceğim, burdan, bu insanlardan, bu nefret dolu ülkeden uzaklaşabileceğim hayatımda mı?

Yıllar yıllar sonra, sevdiğim bir işi yapabilmek için Hukuk okumaya başladım. Sınıf arkadaşlarım ile aramda 15 yaş var düşünün. Okulumu seviyorum da.. Okumayı seviyorum, gelecek üzerine bu okulun bana katabileceklerini de seviyorum. Ama başıma gelme ihtimali oldukça yüksek olan bir durumdan dolayı bu eğitim hayatı üzerine Türkiye sınırları içerisinde bir gelecek planlama şansım yok.
Bununla birlikte aile faktörü de var. Ah ah.. Onların hayatıma dair o kadar az bilgisi var ki.. Bilmedikleri onca şeyi onların öğrenme ihtimali beni daha çok dehşete düşürüyor. Hapse girmekten değil anam babamın yüzüne bakmaktan korkuyorum.
Velhasıl, gitmek gerek buralardan. Ama nasıl? Ama nereye? Ama hangi gelirle?

Read More

6 Şubat 2017 Pazartesi

who cares

  3 yorum
18:24


geçenlerde popüler kültürün son ögelerinden biri olan onedio sitesindeki bir yazıda küfretmenin zeka seviyesi veya kelime bilgisi ile bir alakasının olmadığı hatta kelime bilgisi ve IQ seviyesi daha fazla olanların daha hızlı ve yaratıcı küfürler edebildiğine dair bir yazı okumuştum.
insanlar yememiş içmemiş bu konuda br çalışma yapmışlar. tabi bilim insanı olmak bunu gerektirir onlar ne yapsın. velhasıl eldeki verilere bakılarak küfretmenin acıyı da azalttığını ifade etmişlerdi.
son zamanlarda bilimsel veriler üzerinde o kadar çok çalışma yapıyorum ki içimden sadece bu yazıya da küfretmek geliyor.
hayaller hikaye, gerçekler siktiriboktan.
sık sık küfrediyorum artık. küfretmediğim zamanlarda ise dua ediyorum.
kötü şeyler düşünmek istemiyorum ama başıma kötü şeyler gelme ihtimalinden de ölesiye korkuyorum. hani bir film olsa yaşadığım, şuan başrol oyuncusu dolabın içerisinde göz yaşlarına boğulmuş bir durumda gök yüzünden bir ışık bekliyor olurdu.
neyse, birgün iyi şeylerde olacak. o günleri beklemeye devam edelim en iyisi. nereye kadar, ne zamana kadar bekleriz bilmiyorum ama bekleyeceğiz...

Read More

12 Ocak 2017 Perşembe

Eşcinsel Dünyasının En Popüler Bayanları

  Hiç yorum yok
01:24

Söz konusu kadın eşcinselliği olunca nedense daha pozitif bir yaklaşım sergileniyor insanlar tarafından. Ama tabi bu her zaman böyle değildi. Birçok kadın hayatını kapalı kapılar ardında yaşamak zorunda bırakılmıştı. (Öyle söyledim ki sanki şimdi rahat rahat yaşayabiliyoruz gibi göründü. Ama hayır, şimdi de rahat yaşayamıyoruz.)
Velhasıl, dünya genelinde birçok eşçinsel kadın yani genel tabirle lezbiyen, tüm bilinirliğine rağmen kendi yaşam tarzından çekinmedi ve gökkuşağı bayrağının taşıyıcılarından oldu. Bu alanda bir Türk ismi verebilmeyi çok isterdim ama ne yazık ki hakkında net bir biçimde bilgi bulabildiğim bir Türk ünlüsü olmadı. Sadece birkaç dedikodu, insanların asılsız ithamları vs vs.
Gelelim uluslararası alanda yer alan lezbiyen ünlülere:


10. Lindsay Lohan
Bu hanım ablamıza çirkin diyeni ekmek filan çarpar ama değil mi? Lindsay Lohan openly gay dediğimiz, "ulen benim erkek adamla işim olmaz, getirin bana güzel kadınları" diyen tiplerden. baya baya açık seçik gay yani. kendisini tebrik ediyoruz ve bizim yaşayamadığımız hayatı onun güzelce yaşamasını diliyoruz.

9. Portia de Rossi
Onu ilk Ally McBeal dizisinde izlerken görmüş ve anoreksik haline acıyıp üzülmüşsem de ardından Ellen (ah Ellen sen benim idolümsün) ile birlikte olduğunu öğrenince, vay şanslı hatun demişliğim bulunmakta. Tamam Ellen DeGeneres pek de güzel bir bayan sayılmaz hatta estetikleri yüzünden akar hale geldi artık yaşından ama, işte söz konusu Ellen olunca tarafsız olamıyorum. Neyse Portia da bir zamanlar en meşhur komedi dizisinde de (Arrested Development) rol almış olsa da bence bilinirliğinin büyük bir kısmını Ellen ile olan ilişkisine borçlu diyebiliriz.

8. Anne Heche
Sanırım Ellen'ın eski sevgililerinden gidiyoruz. Bu listeyi nerden bulduysam artık. Anne Heche ünlü bir Hollywood yıldızı olmanın yanında Ellen'ı come out döneminde terk etmesiyle meşhur benim için. (aman allahım tüm bilgim ellen üzerine kurul galiba :(
ayrıca bence anne heche pek de güzel bir bayan sayılmaz.

7. Gillian Anderson

sanırım bu hanımefendinin listede olmasının tek nedeni, gideri var :)
yani tam olarak da emin olamıyorum ama çok da ünlü değil yani bu, ben bir notlarıma bakayım neden almışız ki gillian'ı?

6. Alexandra Hedison
Ya Ellen tüm lezbiyen ünlüler ile ilişki yaşamış ya da ben sadece onları dikkate almışım. Bu hanım ablamızı The L Word'den tanırsınız belki. Son sezonlarda Dylan adında bir yönetmeni oynuyordu. Normal hayatında da yönetmenlik ve fotoğrafçılık yapıyor.

5. Cynthia Nixon
Soldaki Cynthia ablanızı tanımışsınızdır Sex And The City döneminden. Yanındaki de onun hayat arkadaşıymış. Şimdi kal krizi geçireceğim. Cynthia senin derdin ne canım benim? What is wrong with you? Bana hemen Angelina Jolie'yi filan geitrin. Cynthia bu kız ile birlikteyse ben Angelina'yı tavlarım bence. Hazır yeni boşananacak, kimlik bunalımına filan girer o şimdi..

4. Evan Rachel Wood

Siz güzelliğine bakıverin ben yarın devam ederim. :)

Read More

20 Aralık 2016 Salı

Neden Yol Değiştiriyorum?

  Hiç yorum yok
00:48

İnsan hayatında yaşanabilecek sıkıntıların önüne geçmek istiyorsa öncelikle kendisi bunlara hazırlıklı olmalı. Hem madden, hem de manen. Ne yazık ki ben pek önünü görebilen bir insan olamadım. Her şeye son dakika karar verdim veya adapte olmaya çalıştım. Bu nedenle birçok anlamda sorunlar yaşadım diyebilirim.
Aklım başıma geç geldi. Sanırım bu özellik bizde default olarak geliyor. Bakıyorsunuz ülkede neler olup bitti kimsenin umurunda değil. Herhalde yerle bir olduğumuzda biz ne halt ettik filan diyeceğiz. E peki aklım başıma geldi de neden böyle bir yol değişikliği ihtiyacı hissettim? Kırkından sonra azanı teneşir paklar derler malum, beni de öyle olacak bu gidişle. İkinci bir bahar yaşıyorum ama bu ülkede bahar ben ve benim gibilere kış gibi. Ne kadar mutlu olursanız olun asla o doyumu yaşama şansınız yok. Ne ekonomik anlamda ne de psikolojik olarak bu ülkede rahat ettim diyebileceğinizi sanmıyorum. En azından şimdilik.
Bu nedenle kaçma hayalleri kuruyorum. Tek başıma değil, bir çift olarak kaçma. Sonra mutlu ve huzurlu bir yuva. Biraz daha özgürlük.
O gökkuşağı bayrağını birgün elime alabilmek istiyorum mesela. İşte benim bayrağım, ben buyum diyebilmek. 
Yaşadığınız hayat ne kadar yoğun olursa olsun tatmin edilmesi gereken noktalar işte böyle şeyler. Sizi siz yapan özelliklerinizi kapı dışında bırakmanız ve herşeyi olması gerektiği gibi kabul etmeniz bekleniyor. Ama kime göre olması gerektiği gibi?
Büyüklerin sözü ile: elaleme göre.
Ben elaleme göre yaşamak istemiyorum. Kendi doğrularım ile hayatıma devam edebilmek istiyorum. Kim ne demiş çok da umrumda değil ama kimsenin de kalbini kırmak istemiyorum.
Ezilip büküldüğüm günler bitsin istiyorum. Gönül bunu burada, bu ülkede yaşamak istiyor ama namümkün. O nedenle yavaş yavaş birikim yaparım belki, bir umudu ayakta tutabilmek için diye bu siteyi canlandırmaya karar verdim.
Bir de işsiz kaldım sayılır. Daha doğrusu home office ve part time çalışıyorum. Vakit bol, neden değerlendirmeyeyim ki. Kim bilir belki yarın yazacak birşeyim de kalmayacak...

Read More

16 Aralık 2016 Cuma

Geçmişin Küllerinden Geleceğin Umutlarına

  Hiç yorum yok
02:00

İnsan neler yaşayacağını bilseydi acaba dünyaya gelmek ister miydi?
Ben isterdim herhalde. Acısı ve tatlısı ile nice günler tüketiyor ve her an ölüme biraz daha yaklaşıyoruz. Yanımızda sevdiklerimiz olsun ya da olmasın hayat bize süpriz yapmak ve gözümüzü temelli kapatmak için planlar yapmak ile meşgul. Bu planların arasında bizde kendi küçük eğlencelerimizi tamamlama gayreti içerisindeyiz.
Peki neden hala buradayız?
Bu dünyada yaşanacak çok büyük zevkler var da ondan. Vazgeçmek kolay değilde ondan. Ölmek zor da ondan..
Velhasıl, hala buradayız ve hala nefes almaya devam ediyoruz.
Kendi kırgınlıklarımızı, kızgınlıklarımızı, umutlarımızı, mutluluklarımızı ve aşklarımızı da peşimizde sürüklüyoruz.
2011'den bu yana neler neler değişti..
Neler yaşadım, nerelerde yarım kaldım, kim tarafından tamamlandım.
İşte bunlar bana kalsın. Artık hayatın gerektirdiklerine göre hareket etme zamanı.
Mutluyum, tüm yaşananlara, tüm zorluklara, tüm çilelere rağmen artık mutlu bir insanım. Yalnız değilim çünkü. Halimi anlayanım var. Yanımda duranım var. Beni benim kadar tanıyanım var. 
Sadece enerjik anlarımda değil, çaresiz anlarımda da yanımda olanım var. Maşallah deyiniz lütfen.
Peki burda ne işim var?
Sadece bir deneme..
Bundan sonrası için bir yol haritası çizme çalışması.
Bu memleketten kurtulabilmek için yapılması gerekenler listesinde bir madde.
Bundan sonra bu blogda beni bulamayacaksınız.
Tema değişti, şekil değişti, sistem değişti. 
Artık beni merak edenlere değil, saçma sapan şeyleri merak edenlere yazmaya karar verdim. Yazıpta üç kuruş kar etmeye, yazdıklarımdan gelir elde etmeye karar verdim.
O yüzden geçmişin küllerinden geleceğin umutlarını doğuracak yazılar yazacağım, bilginize..

Read More